Yine bir şiir.
Okulu uzattım. Şaşırılmaması gereken bir şeye dönüştü artık. Şükür ki bi baskı yok üzerimde. Bi gün bitecek fikri kafamda. İş arıyorum umutsuzca. Belki olur bilemiyorum. Burak hadronla cebelleşirken paketler yapmaya başladım. İlk paketim libid3tag. Mpd ve tüm bağımlılıklarını paketlemek gibi bi ulvi görevim var. Yapabilir miyim emin değilim. Archlinux’tan vazgeçmemek adına 40 takla atıyorum ve tüm bunların arasında bir şiir paylaşıyorum.
Dumanın ortalamış ellerim. Karanlığın koynundayım. Dışım titrerken, içim yangın yeri. Duvarda gelecek günler Kolumda ölecek zaman, ve hiç kıpırdamadan mekan buluyor gözlerin beni. Deniz oralarda bir yerlerde. Ne martılar ne dalga sesleri. İçimde bir sızı, İçim yangın yeri. Köpekler bile terketti bu şehri. Kediler daha vefalı, söylenenin aksine. Peki bu adamın derdine yokmudur bir çare, yada sormaz mısınız? Bu adamın derdi ne?
Categories: Kişisel




